Eci'nin Dünyasına Hoşgeldiniz ..
27/6/2008
-
YENİ BOŞANMA NEDENİ

Teknolojinin gelişmesi, hemen hemen her evde yer alan bilgisayar aracılığıyla oynanan oyunlar ve sanal sohbetlerin, özellikle genç evliliklerde boşanma nedenleri arasında yer almaya başladığı bildirildi.
Boşanma davalarında eşlerin “ekonomik sorunlar” ve “şiddetli geçimsizlik” gibi bilindik gerekçelerin yanında genç evliliklerdeki boşanma nedenleri arasında bilgisayar oyunları tutkusu ve sohbet sitelerinin de yer alması kaygı yaratıyor.
Önümüzdeki yıllarda teknoloji nedenli boşanmaların artacağını tahmin eden Adliye yetkilileri, bazı kişilerde neredeyse “bağımlılık” haline gelen bilgisayarın, çiftlerden birinin saatlerce bilgisayar başında zaman geçirmesi, bu nedenle evini ve eşini ihmal etmesinin şiddetli tartışmalara zemin hazırladığına dikkati çekiyor.
Ayrıca, çiftlerin, eşinin “arkadaşlık sitelerinde tanıştığı kişilerle sohbet ettiği”, hatta bu kişilerle gönül ilişkileri kurduğu gerekçesiyle de davalar açılıyor. Teknolojinin sunduğu imkanları abartınca soluğu mahkeme kapısında alan çiftler, bilgisayardaki sohbet kayıtlarını, mahkemeye delil olarak sunuyorlar.
BİR ÖRNEK
Bu arada, Adana'da, bir kadın, malulen emekli olan kocasının bütün gün bilgisayar başında olduğunu, yemeğini bile bilgisayar başında yediğini, kendisi ve ailesiyle ilgilenmediğini, bu nedenle aile düzenlerinin ve ilişkilerinin bozulduğunu gerekçe göstererek, boşanma davası açtı. Dava, teknolojiyi gerekçe gösteren kadının isteği ve eşinin de bunu kabul etmesi nedeniyle boşanmayla sonuçlandı.
“AİLE BİRLİĞİ ZEDELENİR”
Adana Barosu Başkanı İbrahim Gazioğlu, her geçen gün gelişen teknolojinin, insanların hayatını kolaylaştırmanın yanında, yanlış kullanımı sonucunda gerek eşler, gerekse diğer aile bireyleri arasındaki ilişkileri zedeleyebilen sonuçlar da ortaya çıkardığını söyledi. Sürekli bilgisayar başında vakit geçirmenin, aile birliğini zedeleyen bir davranış olduğunu ifade eden Gazioğlu, “Bir ailede eşler, birbirlerine ilgi göstermeli ve paylaşımda bulunmalıdır. Eve geldiğinde bir eş diğeriyle ilgilenmezse, geçimsizlikler ortaya çıkar ve bu durum boşanmaya kadar gidebilir” dedi.
Bilgisayarda, yüz yüze tanışmamış da olsa bir kişiyle aşk sözcükleri kullanarak sohbet etmenin, eşler arasındaki güveni sarsan ve aldatma olarak nitelendirilebilecek bir davranış olduğunu vurgulayan Gazioğlu, bu durumun da hukuk açısından bir boşanma gerekçesi oluşturacağını kaydettİ
|
Yorum (
4
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
15/6/2008
-
sütten çıkmış ak kaşıklar
Onlar genellikle koloni halinde dolaşırlar. Kainatta sadece iki tür kaşık olduğundan emindirler... kendi kolonilerine mensup kaşıklar ve dışarıdakiler.....Koloni mensubu kaşıkların, hiçbir konuda hiçbir yanlış yapmayacağına inanırlar..
Yanlış olan hep “dışarıdaki” dir.Onlar hep iyilik yaparlar,hep korur kollarlar ama dışarıdakiler nankör olduğu için değerini bilmezler..
Sütten çıkma ak kaşıklar, ailenizin bir kolu ,mesela kardeşlerinizin karıları ya da bir takım akrabalarınız, hayatınıza tesadüfen bir süreliğine soktuğunuz bir grup kaşık,işyerinizdeki bir topluluk , mahallenizdeki komşularınız ,yani hayatınızdaki çeşitli kaşıklar, olabilirler..
Onlar kim olurlarsa olsunlar kendi komün hayatlarını sürdürürler..Eğer daha önce böyle bir komünden haberiniz yoksa, tesadüfen aralarına karıştığınızda ,bu bir nevi müritlik durumu sizin hayatınızı içten içe kemirir durur..Büyük dostluk gösterileri , yakınlıklar,sen bizim kızımızsın,arkadaşımsın,komşumsun ( hangi vesileyle hayatınızda bulunuyorlarsa artık..) gösterileri içinde aslında “ öyle olmadığınızın” farkına varana kadar sizinle bir güzel eğlenirler ..Birbirlerinin her türlü sakatlığını yamukluğunu bilir ama bilmezden gelirler..Hepsi birbirinin her türlü yamuğunu bildiği için ,biraraya geldiklerindekendi içlerindenherhangibirisinin aralarında olmaması durumunda “olmayan kaşık buluşmanın konusu “ olmaya mahkumdur.Ama sanmayın ki birbirlerini gammazlarlar ve o dedikodusu yapılan kaşığın asla bundan haberi olmaz..Olsa da yokmuş gibi davranır ve en fazla o topluluğun içindeki kendine en yakın bulduğu başka bir kaşıkla bu olayı paylaşır.
”En yakın kaşık “ sanki kendisi de o gurubun içinde aynı şeyleri konuşmamış gibi diğer kaşıkları kötüler...eğer bu kaşıkların yakınlıklarına inanmışsanız görmezden gelir aralarında güzel günler geçirirsiniz..Onların istediği gibi davrandığınız sürece sizden iyisi yoktur..Zaten siz aralarında olmadığınızda kaşıklar bu sefer sizi konuşur ama ( hiçbirisi sizin en yakın kaşığınız olmadığı için) siz bunu bilseniz ya da duysanız da asla bu olanları biriyle konuşamazsınız..Bu nedenle hep birbirlerine inanırlar,siz hiçbirşeyi anlatamaz,ispatlayamaz ya da itiraz edemezsiniz....rahat bir insansanız “amaaaannn boşver... ne düşünürlerse düşünsünler “ dersiniz...
Birgün canınıza tak eder,öncelikle “sapını durup durup gözünüze sokan kaşıkla” selamı sabahı kesersiniz..Diğer kaşıklar için gün doğmuştur..O kaşıkla her görüşmelerinde sizi konuşurlar..Üstü kapalı ya da açık açık sizden aldıkları haberleri ona,ondan aldıklarını size getirirler...
Olaylar , hayatın akışı size tek tek bütün kaşıkların sizinle ilgili yorumlarını getirir...Sessizce beklersiniz....Hayatınızdaki değişiklikleri dışarıdan izler ve kendilerine hayatınızdan oluşan yeni muhabbet konuları çıkarırlar,susarsınız...
Sonunda zaman içinde sabrınız tükendikçe tek tek bütün kaşıkları kırarsınız...
Kaşıklar yine toplanırlar..Sizden konuşurlar..Hepsi birbirine şöyle der..”Boşver yaaa.. O zaten dengesizin tekiydi ..Biliyorsun diğer kaşığa da aynı şeyi yapmıştı zamanında...”
Aynı nedenle olmadığını bilmesine rağmen bu yorum hepsinin işine gelir ve “Haklısın” der diğer kaşık “ ama insanın gücüne gidiyor ,yakışıyor mu yani bu yaptığı ona..”
Sütten çıkma ak kaşıklar bir kez daha birbirlerinin kıymetini anlayıp daha sıkı kenetlenirler...
Onları tanırsınız.Genellikle koloni halinde dolaşırlar.Ne kendileri,ne koloninin diğer kaşıkları hiçbir konuda,hiçbir yanlış davranış içinde değillerdir.Yanlış olan hep “siz” sinizdir.Onlar size hep iyilik yaparlar,hep korur kollarlar ama siz nankör olduğunuz için değerini bilmezsiniz..
Bakın bakalım etrafınızda kaç tane sütten çıkma ak kaşık kolonisi var..??
ALINTI...  | |
|
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
23/5/2008
-
Bir kadın gitmek isterse!!!
 Bir kadın gitmek isterse tutamassınız onu.Koymuştur bir kere kafasına gitmeyi.Ne kapanmaz yaralar ne acılar vardır içinde...Hiç bir şey merhem olmaz ona.Gitmektir tek istediği kendisidir.Eğeranlarsan zamanında uzak dur.Bırak gitsin.Bir kadın gitmemek için çok sabreder çünkü; bekler...Koyduysa kafasaına gitmeyi,olmadık bir zamanda beklenmedik bir anda gider .Hiç sorgulama; anlayamassın!o da zaten anlatmak için çaba sarfetmez.sadece gider.Senin tüm aramalarınıonu görme arzularını hep bir saldırıo olarak algılar.Tüm kalkanları serer ortaya ve tüm kapılar kapanmıştır artık sana.Sadece gitmektir yapmak istediği,bırak gitsin.Hepimiz için çok zor bir karardırgitmek...Bir erkeğin genelde yapsada tarttığı,düşündüğü, hatta çözdüğü bir problemdirgitmek.Ama bir kadın ''giderim'' derse düşünmez,tartmaz,çözmez,affetmez,sadece yapar.Nerede, nasıl,ne biçimde olduğunuzun hiç mi hiç önermi yoktur.Belki bir iş dönüşü,belki bir yemek sonrası yada nikah masası.Onun için dedim ya ;Bir kadın gitmek isterse bunları düşünmez. Yer mekan zaman önemli değildirsadece kafasına koyduysa gitmeyi,yaparBizim için gitmelerden elde edilen sonuç kendimize gelmemizi sağlasa da,new özürler,ne "affet" demeler olsa da, önemi yoktur. Geç kalmışsındır. Yada "geç kaldın" der sıyrılır. Hiçbir şey için geç olmasa da. Ne kadar çözüm odaklı, özür odaklı olsan da önemi yoktur; düşünmez. Gidebileceği, kaçabileceği en uzak yer neresiyse oraya gider. Yüreğine taş koyar, gider. Sevgisini gömer, gider. Ağlar, gider. Sen, kolinin en dibindeki fotoğraf karesinde yer alırsın. Ona seni hatırlatacak ne varsa, kalbini de koyar, herşey biter. O yüzden bir kadın gitmek isterse eğer, bırak gitsin. Aslında gitmek istediği sen değil, kendisidir. Belki birgün hiç gitmemek üzere gider. Sabredebilir misin? GASTE gazetesi'nden alıntıdır. Aydın TAŞDEMİR |
Yorum (
1
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
20/5/2008
-
Kadınlar
ecininyenidunyasi Burayada bekliyorum sevgiler  Hatunların erkekleri avuçlarında oynatmak için programlanmış bir toplumsal bilinçaltları var. Bu kurallar her hatuna kadınlık hormonlarıyla birlikte geçiyor, genetik olarak devam ediyor. Kadın genlerindeki kodların şifrelerini çözdüğünüzde karşınıza çıkan liste şöyle: 1. Asla gerçekten düşündüğün şeyi söyleme. Asla! 2. Her zaman anlaşılmaz ol. 3. Aylar evvel tartışılmış bir konuyu gündeme getir, hır çıkar. Yıllar evvelki bir olayı gündeme getirerek devam et. 4. Erkeğin her şey için özür dilemesini sağla. 5. Ağla ve "Hep senin yüzünden" de. 6. Adamın çantasına, elbisesinin cebine, arabasının torpido gözüne üzerinde "Seni seviyorum" yazan notlar bırak. 7. Erkeğin gözlerinin içine bak sonra bir kahkaha at, adam ne olduğunu anlayamasın, bir kahkaha daha at. 8. Ağla. 9. Adam "Güzel gözlerin var" dediğinde "O kadar mı" diye sor. 10. Her yere ve her şeye geç kal. Adam gecikecek olursa bas bas bağır.
11. "Bilmem anlatabiliyor muyum" de adamın gözlerine bak, sonra adamın soyleyeceği her şeye "Anlamamışşın" cevabını ver. 13. Babanın silah koleksiyonundan, abinin kara kuşak karateci olduğundan bahset. 14. Ailedeki herkes bana "Prenses" der diye anlat. 15. Eski erkek arkadaşının göbeği olmadığını her fırsatta söyle. 16. Tuvalete gruplar halinde git. Asla yalnız başına birşey yapma. 17. Bağımsızlık bir zaafiyet işaretidir, anne baba evinde oturmaya devam et. 18. Ağla. 19. "Bil bakalım canım ne istiyor" diye sor, bilemediğinde azarla. 20. Herşeyi dakikası dakikasına planla, sonra asla o plana uyma. 21. Kız arkadaşlarını eve cağır balkonda avaz avaz "Kapı açık, arkanı dön ve çık" diye sarkı söyle. > >22. Adamın konuşmasını "E leri açık söyleme" diye kes. > >23. "Kilo mu aldım" diye sor, cevabı beklemeden >tereyağlı ekmeği >yemeye başla. > >24. Ağla. > >25. Fıkraların sonunu unut. > >26. Sadece arkadaş grubundaki erkeklere merhaba de ve >onları >birbirlerine düşür. > >27. Adamın giyimine sürekli karış, üç dakikada bir >"Dik yürü" diye >uyar. > >28. "Neyin var senin" sorusuna "Madem anlamıyorsun ben >de >soylemiyorum" cevabını ver. > >29. Adamla ilgileniyor gibi görün, o sana ilgi duyduğu >anda azarla. > >30. Bes saniyelik bir sessizlik olduğu anda "Ne >düşünüyorsun" diye >sor. > >31. Saçlarının uçlarını düzelttirdiğinde, adam >farketmezse bütün gece >somurt. > >32. İnsanların sürekli kafasını karıştır. > >33. "Meclis te kadın kotası" fikrini aç, bütün gece bu >konuyu anlat, >başka konuya geçmek isteyenleri "Maço" ilan et. > >34. Ağla. > >35. Kızarmış patatesleri erkeğin tabağına koy, bunun bir sevgi gosterisi olduğunu söyle, sonra "Sen biraz kilo aldın" de. 36. Tuzluğa bak ve adama "Bu tuzluk sana neyi hatırlatıyor" diye sor. Adam bilemediğinde "Daha dogru dürüst tanışmıyorduk bile... Ben senden tuz istemiştim, tuzluğu verdiğinde küçük parmağın küçük parmağıma değmişti" diye anlat ve "Aramızdaki elektrik bitti" de, tuvalete git. Döndüğünde masada şampanya yoksa olay çıkar. 37. Ağla. 38. Kulağında kac delik olduğunu sor, bilemezse eski sevgilinin bunlarin hepsini bildiğini anlat. |
Yorum (
3
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/4/2008
-
KADIN

Dünyada en tatlı şey Kadın bir, meyva iki İkisi birbirine Öyle benzerki.. Kadın var, can eriği, Kah tatlı, kah buruk. Kadın var üzüm gibi, Yenir olsada koruk! Kadın var, vişne gibi, Reçel yap tabak tabak. Kadın var, karpuz gibi, Yandın çıkarsa kabak Kadın var, kestanedir, Kış mavsimine sakla, Kadın var, kavun gibi, Aman alırken kokla! Kadın var, incir gibi, Kuru yenir, yaş yenir. Kadın var, muz gibi, Soya soya yenilir. Kısaca her kadının Benzeri bir meyvadır. Ama nikah masasında Evet! diyen erkeğin Yediği hep AYVAdır..
Ümit Yaşar Oğuzcan'ın
|
Yorum (
1
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|